​Cuma hutbesi: Her can dokunulmazdır - Mardindosthaber
20 Ekim 2019 09:15          Ana Sayfa Ana Sayfa    Fotoğraf Galeri Foto Galeri    Video Galeri Video Galeri    Video Galeri RSS    İletişim    Künye    Sitene Ekle         
 
​Cuma hutbesi: Her can dokunulmazdır
Türkiye genelinde kılınan Cuma namazı öncesi okunan hutbede, canın dokunulmazlığına dikkat çekilerek, İslam’ın koruma altına aldığı değerlerin başında yaşama hakkı geldiğine vurgu yapıldı.
-
13 Eylül 2019 Cuma Saat 21:49
-
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan bu haftaki Cuma hutbesinin başlığı “Her Can Dokunulmazdır” başlığı oldu.

Mardin'in Kızıltepe ilçesindeki tarihi Ulu Camii’nde cuma hutbesini okuyan İmam Tahir Taşçı, İslam’ın adalet, merhamet ve güven dini olduğunu söyledi.

“İslam’ın koruma altına aldığı değerlerin başında yaşama hakkı geliyor”

İslam’ın koruma altına aldığı değerlerin başında yaşama hakkı geldiğini aktaran İmam Taşçı, şunları söyledi:

“Din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı olmaksızın bütün insanlar, dinimize göre can dokunulmazlığına sahiptir. Peygamber Efendimiz, Veda Hutbesinde bu gerçeği tüm insanlığa şöyle ilan etmiştir: ‘Bu Zilhicce ayınız, bu Mekke şehriniz, bu arefe gününüz nasıl mukaddes ise, kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız da aynı şekilde mukaddestir, dokunulmazdır.’

Hak ve hukuk tanımadan bir insanın canına kıymak, zulümdür. Mağdur ve yardıma muhtaç durumdaki bir insanın hayatını kurtarmak ise büyük bir onurdur. Bütün peygamberlerin getirmiş olduğu vahyin değişmez ilkesi olan bu husus, Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilir: ‘…Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir insanı öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur...’ Anne karnında hayat bulduğu andan itibaren ölünceye kadar her can saygındır.”

“Hiç kimsenin canına kıyılamaz”

Son günlerde yeniden tartışma konusu olan kürtaj konusuna değinen Taşçı, “İslam’ın çizdiği hukuki ve ahlaki sınırlara göre bir bebek, annesinin hayatını tehlikeye atma gibi tıbbi bir gerekçe olmadıkça, keyfi sebeplerin kurbanı olarak kürtajla yok edilemez. Bir kadın, ‘namus’ bahanesine sığınılarak şiddetin gaddar pençesi altında canından edilemez. ‘Töremiz böyle emrediyor’ diyen koyu bir cehaletle kan davası güdülemez, hiç kimsenin canına kıyılamaz. Hatta can öyle bir emanettir ki, bir insan ‘Bu can benim değil mi?’ diyerek intihara dahi kalkışamaz.” dedi.

“Şiddet zulümdür, zulüm haramdır”

Allah’ın insanoğluna gönderdiği son dinin merhamet üzerine kurulu olduğunu kaydeden İmam Taşçı, “Son dinin Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s), rahmet elçisidir. İslam’da şiddete ve zulme asla yer yoktur. Zira şiddet, zamanın silemediği ve yüreğin unutmadığı ağır bir vicdan yarasıdır. Kadın ya da erkek, çocuk ya da ihtiyar kimin canını yakarsa yaksın, şiddet apaçık bir zulümdür. Zulüm ise haramdır. Öfkesine, nefretine ya da cehaletine yenik düşerek gücünü kullanıp mazlumu ezen kişi zavallıdır. Şefkat ve merhametten yoksun olanların, hak ve adaletten uzaklaşanların düştüğü çukur ise zifiri karanlıktır.” diye konuştu.

“Zarar vermek de yok, zarara uğramak da”

Sevgili Peygamberimizin başta ailesi olmak üzere muhatabı olan bütün insanlara saygı, şefkat ve nezaketle davrandığını hatırlatan Taşçı, kimseye kaba ve kırıcı söz söylemediğini, Müslümanların da hiçbir şekilde şiddete başvurmalarına müsaade etmediğini aktardı.

İmam Taşçı, “Ne hazindir ki karıncayı dahi incitmekten kaçınması beklenen Müslüman toplumları zaman zaman ‘Yan baktı! Korna çaldı!’ gibi akla hayale gelmeyen sebeplerle birbirinin canına kast eder oldu. Müslümanlar, Kur’an-ı Kerim’in anlaşmazlıklarda hakem tayin etmeyi ve barıştan yana olmayı emrettiğini, Peygamberimizin kendi canına kastedenleri bile pişman olduklarında affettiğini sanki unuttu! Ailede, okulda, iş yerinde, sokakta sabır ve hoşgörüyle davranması gereken müminler, bir anlık öfkelerine yenilip birbirini incitir hale geldi. Geliniz! Nefes alıp veren her canlıda Yüce Rabbimizin kudretine şahit olalım. Yaratandan ötürü yaratılanı hoş görelim. Elimizle ve dilimizle hiçbir varlığa zarar vermeyelim. ‘Zarar vermek de yok! Zarara uğramak da yok!’ şeklindeki nebevi ilkeye uyalım.” dedi.

Okunan hutbenin ve kılınan namazın ardından Müslümanlar camiden ayrıldı. (M. Salih Keskin – İLKHA)

YORUMLAR - YORUM YAZ      
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Bu haberde ilk sözü siz söyleyin!

DİĞER HABERLER
SONDAKİKA HABERLER!
Yazarlar
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
04:47 06:22 12:12 15:18 17:42 19:07
Konuk Yazarlar
Abdullah Kavan
Edip Akar
İsmail Zeynel
M. Mahmut K�l�n
M.H�seyin Demirk
�smail �evik
Mehmet Kara
Serhad Amed
Fethullah Zengin
Bedirhan Yi�it
Zeynep G�lery�z
Abdullah Eren
�mer �zda�
Aziz Yi�it
Makale Yarmas
Ay�e Aslan
Yahya S. Y�ld�z
Fasih Memi�
Sena D�ndar
Çok Okunanlar

YORUMCU: Sorgl ztrk
YORUMCU: SMAL EVK
YORUMCU: AYEN zen
YORUMCU: mardini
YORUMCU: Veysi itm
YORUMCU: Receb nidnek
YORUMCU: tayyar elito
YORUMCU: Necmi
Mardin Hava Durumu :
MARDIN
Foto Galeri    Video Galeri    Güncel    Ekonomi    Spor    Eğitim    Siyaset    Yaþam    Sağlık    Dünya    Kültür-Sanat    Bilim-Teknoloji   

iletişim - Künye - Sitene Ekle - RSS Servisi - Bütün Manşetler

Tüm Hakları Saklıdır © 2012 - izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.